Hasta özrü sebebiyle ayakta namaz kılmaya kadir olmadığı zaman, namazını rukü ve secde ile oturarak kılar.
Eğer rüku ve secdeye gücü yetmezse secdesini rukuundan aşağı olmak üzere ima ederek kılar.
Hasta oturmaya muktedir değilse arkası üstü yatar ve ayaklarını kıbleye doğru uzatarak rüku ve secdeyi ima ile yaparak namazını kılar.
İma etmeye gücü yetmez ise namazım tehir eder, göz kaş ve kalbi ile ima etmez.
Bir kimse ima ile namaz kılarken, rüku ve secde üzerine kadir olsa, zayıf üzerine kuvvetliyi bina olacağından namazı yeniden kılar. Bir kimse baygın olarak beş vakit veya daha az namazı geçirse iyileştiği vakit kaza eder. Baygınlık beş vakit namazdan fazla sürerse geçen namazları kaza etmez. KUDURİ
DİNİMİZİ BİLMEK VE ÖĞRENMENİN ÖNEMİ
Müslüman olarak dinimizin emirlerini yerine getirmeliyiz. Dinimizi öğrenmek ve bilmek başlıca sorumluluğumuzdur. Aklımıza takılan şeyleri öğrenmeli, bilgi sahibi olarak ibadetlerimizi yerine getirmeliyiz.
“Bilenler ile bilmeyenler, hiç bir olur mu? Hiç şüphesiz ancak akıl sahipleri (bunu) idrak edip anlar.” Zümer 9
"Sizin en hayırlılarınız, Kur’ân'ı öğrenen ve öğretenlerinizdir."
(Buhârî, Fezâilü'l-Kur'an 21.)
Bir çok ayet ve hadiste bu sorumluluk vurgulanmıştır. Dinimizi öğrenmenin yolu Kur'an Kerim, Peygamber Efendimiz'in sünnetleri ve güvenilir alimlerin kitapları ile mümkündür. Dinimizle ilgili sorularımıza cevap ararken güvenilir kaynaklara dikkat etmeliyiz.
“İlim tahsil etmek her Müslümanın üzerine farzdır."
(İbn-i Mace, Mukaddime:17 )
Buradan da anlaşılacağı gibi dinimizi öğrenmek farzdır. Çünkü dinimizi bilmez isek helali haramı bilemeyiz. Bu da bizi harama ve günaha götürür.
Sonuç olarak hayatımızın her alanını kapsayan dinimizi öğrenmeli ve ilk emir olan "Oku" emri ile şuurlanarak sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz.